İnternet sitesi sahipleri bilir, site açılma hızı bir site için en hayati etkenlerden biridir. Hız bağımlılığı yaratan iletişim çağında herkes hızlı ve dinamik çözüm alabildiği sitelerde vakit geçirmek istiyor. Site hızını etkileyen birçok kriter var, Minimize DNS Lookups da bunlardan birisi. Minimize DNS Lookups Çözümünün internet sitenizin hızını nasıl artıracağını ve yöntemleri sizler için derledik.
DNS (Domain Name System) internet aleminin en önemli aktörlerinden biridir. IP tabanlı iletişim sağlayan dijital bileşenler, birbirlerini IP adresleri ile bulurlar, ancak o kadar rakamı hatırında tutamayacak insanoğlu için bu adresleri çözecek ve daha akılda kalıcı hale getirecek bir sisteme ihtiyaç vardır. İşte tam bu sebeple DNS sistemi oluşturuldu ve DNS sunucuları sayesinde IP adresleri ile alan adlarının eşleştirilmesi sağlandı. DNS sunucuları hangi alan adının, hangi IP adresiyle bağlantılı olduğunu kaydını tutan özel sunuculardır.
Bir başka deyişle DNS sunucuları, tüm dünyada yaygın olarak bulunan ve bir Domain (Alan Adı) ile IP adreslerini eşleştiren birer telefon rehberi gibidir. Tarayıcıya bir alan adı girildiğinde, ilk yapılan iş, en yakındaki DNS sunucusundan o alan adının hangi IP grubunda olduğunu çözümlemektir, bulduğu IP adresinden internet sitesinin hangi serverda saklandığını öğrenmiş olur. Alan adının hangi IP adresinde bulunduğu tespit edildikten sonra o adresle bağlantı kurulur.
Özetle Domainler (Alan Adları), sadece insanların kolay hatırlaması için vardır. Bilgisayarların alan adına ihtiyacı yoktur, onlara sadece IP adresinin verilmesi gerekir ki bu işi de DNS sunucuları yapar. Aslında bilgisayarların kolayca yapacağı bağlantı işleminin arasına alan adı çözümleme işi sokarak işlemi bizler uzatmış oluyoruz.
DNS Lookups denilen işlem tam da bu durumu ifade eden bir terimdir. DNS araması olarak da ifade edilen bu işlem, tarayıcının alan adının bağlı bulunduğu IP adresini DNS sunucusuna sorması işlemine denmektedir.
Tarayıcı bir DNS araması yaptığı zaman yanıt gelene kadar beklemek zorundadır. DNS Lookup işlemi tamamlandıktan sonra bağlantı kurulur ve her bir dosya, içerik tarayıcıya iletilir. DNS’ten yanıt gelme süresi ortalama 20-120 Milisaniye arasındadır. Her bir DNS sorgusunun en az bu kadar süreye ihtiyaç duyması, DNS Lookups denilen bu DNS arama işlemi sayısının ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.
İnternet sitelerinin analizini yapan bir çok araç var. Pingdom, GTmetrix, Webpagetest gibi araçlar ile sitenize ait DNS Lookups sayısını analiz edebilirsiniz.
Minimize DNS Lookups ise bu DNS aramalarını ve sürelerini minimize etme işlemidir. Bu sayıyı en aza indirmek veya hızlandırmak, Minimize DNS Lookups çözümü olarak ifade edilebilir. Şimdi isterseniz Minimize DNS Lookups çözümleri ile ilgili detaylara gelelim.
Genelde alan Domain Register ettiğiniz firmalar size ücretsiz bir DNS sağlayıcıdan hizmet verecektir. Ancak verilen bu ücretsiz DNS sağlayıcıları hız açısından genellikle iyi bir performans göstermez. Ücretli DNS sunucularından hizmet almak DNS yanıt süresini kısaltmaya yardımcı olabilir. Hizmet aldığınız kuruluşa bu konuda danışmanız gerekir. Bunun yanında ücretsiz DNS hizmetinin en hızlı olduğu DNS sağlayıcısı Cloudflare olarak gösteriliyor. Hızlı bir DNS sağlayıcısı ile çalışmak hızlı sonuç almak için en temel adımlardan biri olacaktır.
TTL sürelerini değiştirerek DNS önbelleğini daha uzun süre saklanmasını sağlamak bir diğer çözümdür. Bu sayede tarayıcı tekrar tekrar DNS sorgusu yapma ihtiyacı duymaz. TTL (Time To Live) süresi bir ön belleğin ne kadar süre tutulacağının belirtildiği süredir. TTL süresi Default (Varsayılan) olarak 1800 sn (30 dakika) olarak belirleniyor. Genelde sık kullanılan TTL süreleri; 300 sn, 1800 sn, 3600 sn 43200 sn, 86400 sn’dir. Siz de DNS Cache daha uzun süre tutulması için 1 saat veya daha fazla süre seçimi yapabilirsiniz.
TTL süresini artırmak için Domain kayıt ettiğiniz kontrol paneline gitmeniz Zone Editor ekranından ayarlara girmeniz gerekiyor. Bunun haricinde 3. Parti DNS servis sağlayıcıları üzerinden de bu süreleri değiştirmeniz mümkündür.
Keep Alive özelliğini kullanmak bir internet sitesine bağlantı yapıldığında bağlantının canlı kalmasını sağlar. Bu sayede tarayıcı ile sunucu arasındaki bağlantı devam ettiği için her tıklamada DNS Lookup işlemi yapılmasına gerek kalmayacaktır. .htaccess dosyası üzerinden aktive edilecek bu özellik için aşağıdaki kodları kopyalayıp .htaccess dosyasına kaydetmelisiniz. Ancak bu kayıt işleminden önce yedek almanızı öneririz.
<ifModule mod_headers.c>
Header set Connection keep-alive
</ifModule>
İnternet sitelerinin, fontlar, Adwords, ekran kaydedici uygulamalar veya Chat uygulamaları için dış kaynaktan DNS araması yaptırma ihtiyacı vardır. Ne kadar 3. taraf uygulaması kullanırsanız o kadar ilave DNS Lookup işlemi yapılacak demektir. Eğer bu sorgu sayısı azaltmak istiyorsanız gereksiz gördüğünüz 3. taraf uygulamalarını iptal edebilirsiniz. Örneğin bir dönem kullandığınız ekran kaydetme aracına şuan ihtiyacınız yoksa iptal edin.
Bundan farklı olarak bu uygulamaları yerel kaynak haline getirerek kendi sunucunuzda barındırmak da bir diğer çözüm olabilir. Ancak bu işlem güncellemeler sonucu oluşacak değişikliklerden mahrum kalacağınız anlamına gelecektir. Sürekli olarak güncellemeleri takip etmeniz gerekir.
DNS Prefetching, bir internet sitesinin tarayıcıdan yapılan ilk DNS sorgusundan sonra kayıtları tutmasını ve diğer DNS sorgularını sayfa açıldıktan sonra arka planda yapmasını sağlayan işleme denir.
DNS Prefetching yardımıyla sayfa açılana kadar ilave DNS sorguları yapılmadığı için sayfanın daha uzun sürede açılmasının önüne geçilmiş olur.
DNS Prefetching işlemi oldukça kolaydır, bunu aktive edebilmek için;
<link rel=”dns-prefetch” href=”https://www.niobehosting.com“>
kodunun içine örnekte domaini verdiğimiz yere kendi internet adresinizi yazarak HTML kodunuza eklemeniz yeterlidir.
CNAME kayıtları DNS sorgularına bir adım daha ekleyen işlemlerdir. Bu da DNS sorgu sürelerinin uzamasına neden olur. Birden fazla CNAME kaydı işlemine sahip olmak normal bir durum olsa da DNS Lookup süresini kısaltmak istiyorsanız bu işlem sayılarını azaltmalısınız.
Bir diğer işlem ise CNAME kayıtlarını ANAME kayıtlarına çevirmek olabilir. ANAME kayıtları, CNAME kayıtları ile aynı işlevi görür, ancak kök düzeyinde işlem yaptıkları için ilave bir adıma gerek kalmadan tek adımda işlev görürler. Bu yüzden, bir CNAME kaydıyla aşağıdaki örnekteki gibi arama işlemi yapmaktansa;
www.niobehosting.com. 43200 IN CNAMEniobehosting.com
niobehosting.com. 43200 IN A 192.1.1.1
Bir ANAME kaydı işlemi tek aşamaya döndürür;
www.niobehosting.com. 43200 IN A 192.1.1.1
Bu sebeple ilave adım gerekmediği için işlemler daha hızlı olacaktır.
Defer Parsing of JavaScript, sayfa içeriği yüklendikten sonra JavaScript dosyalarının çözümlenmeye başlanması demektir. Eşzamansız yükleme sağlayan bu işlem JavaScript’in sayfa açılış hızını etkilenmesini önleyecektir. Bu işlemi WordPress’te yapabilmek için eklentiler mevcuttur. Async JavaScript gibi bir eklenti ile bunu yapmanız mümkündür.
.TR öncelikli kayıtlar için son gün, 7 Ağustos 2024 olarak güncellenmiştir. Bunun akabinde süreçle ilgili…
WooCommerce, WordPress üzerine kurulu güçlü ve açık kaynaklı bir e-ticaret platformudur. Doğru WooCommerce eklentileriyle çevrimiçi…
Yedekleme, WordPress web sitenizi siber saldırılardan ve kritik hatalardan korumanın önemli bir parçasıdır. Bu yüzden…
Her WordPress web sitesi aşağıdaki giriş URL'lerine sahiptir: websiteniz.com/wp-admin websiteniz.com/wp-login Giriş yolları tüm web siteleri…
İnternette gezinirken büyük çoğunuz, "this site can’t provide a secure connection (bu site güvenli bağlantı…
ChatGPT'nin Kasım 2022'de piyasaya sürülmesinden bu yana teknoloji gündeminde en çok konuşulan şey yapay zeka…