E-ihracat Nedir, Nasıl Yapılır? E-İhracat Hakkında Her Şey!
Bu yazıyı okumayı bitirdikten sonra, belki de bugüne kadar kafanızı kurcalayan ama internet üzerindeki araştırmalarınız neticesinde bir türlü detaylarını öğrenemediğiniz “e-ihracat” konusunda gerekli olan her şeyi öğrenmiş olacaksınız. Ayrıca bu bilgilerin tamamına süslü ve teknik anlatımlardan uzak bir dille erişeceksiniz.
Herhangi bir ürün ya da hizmeti yurtdışında bulunan bir müşteriye satma işlemine ihracat denir. E-ihracat ise bu işin internet üzerinden yapılmasıdır. Yani ürününüzü veya hizmetinizi dijital mecralar üzerinden yurtdışına satarsanız, e-ihracat yapmış olursunuz.
Çok değil bundan 10 yıl kadar önce, yerel bir firmanın e-ticaret sitesinden ürün satın almak bile ciddi bir sorun haline gelebiliyordu. Fakat günümüzde, uluslararası taşımacılık sektörünün gelişmesi ve ödeme yöntemlerinin globalleşmesi sayesinde; dünyanın dört bir yanına ürün satmak ya da ürün almak son derece basittir.
Elektronik ihracat, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün birçok girişimcinin adım attığı oldukça kazançlı bir iş modelidir.
Adından da anlaşılacağı gibi “ihracatın küçüğü” olarak tanımlanabilir. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan “İhracat Genelgesi” üzerinde yapılan değişiklik ile resmen kabul edilmiştir.
Klasik ihracat işlemini gerçekleştirebilmeniz için İhracatçılar Birliği kaydınızın olması ve gümrük müşavirliği firması ile çalışıyor olmanız gerekmektedir. Fakat yurtdışına satmış olduğunuz ürün, 300 KG ağırlığı ve tüm vergiler dahil 15.000 Euro bedeli geçmiyor ise İhracatçılar Birliği kayıtlı firma olma ve gümrük müşavirliği şirketleri ile çalışma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Başka bir söylemle; azami 15.000 Euro bedel ile satmış olduğunuz en fazla 300 KG ağırlığındaki bir ürünü, yurtiçindeki bir müşteriye satıyormuş gibi yurtdışına göndermeye mikro ihracat denir.
Mikro ihracat mevzuatı; e-ihracat yapan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin bürokratik engellere takılmadan dünyaya açılabilmesi için yayınlanmıştır. Bu mevzuat sayesinde halihazırda binlerce işletme, ekstra bir prosedüre tabi tutulmadan ürünlerini yurtdışına satabilmektedir.
Yurtdışına çıkarken önce kendi ülkemizin sınır kapısından çıkış gerçekleştiririz, yolculuğumuz bittikten sonra ise hedefteki ülkenin sınır kapısından giriş yaparız. Bu sınır kapılarından giriş çıkışlarda da resmi belge olarak pasaport kullanırız.
Yurtdışına bir ürün satarken ya da yurtdışından bir ürün alırken, söz konusu ürünün giriş çıkış yaptığı sınır kapılarına ise “gümrük” adı verilir. Ürünlerin pasaportları ise gümrük beyannameleridir.
Mikro ihracat sınırları kapsamında kalan ihracat işlemlerinde, gümrük işlemlerinin masrafları düşürmek ve gümrük süresini azaltmak için kullanılan beyanname sistemine de “ETGB” yani “E-ticaret Gümrük Beyannamesi” adı verilir.
Klasik ihracatta gümrük beyannamesi düzenlemek için gümrük müşavirliği firmalarına ihtiyaç vardır. E-Ticaret Gümrük Beyannamesi ise kargo firmaları tarafından düzenlenir. Yani mikro ihracat kapsamında yurtdışına sattığınız ürünün gümrük beyannamesini düzenlemek için herhangi bir aracı firma ile anlaşmak zorunda kalmazsınız. Sanki yurtiçindeki bir müşteriye ürün satıyormuş gibi yetkili bir kargo firmasına ürününüzü teslim etmeniz yeterlidir. Yetkili kargo firması sizin adınıza ETGB düzenleyip, ilgili resmi mercilere gönderilmesini sağlamaktadır.
E-ihracat işleminin teknik olarak normal bir ticari faaliyetten farkı bulunmamaktadır. Dolayısı ile e-ihracat işi ile uğraşan herkes, fatura kesebilmek zorundadır. Bu nedenle e-ihracat için de vergi açılışı bildiriminde bulunmak esastır.
Şahıs işletmeleri de limited şirketler ve anonim şirketler gibi e-ihracat yapabilirler. Maliyeye vergi bildiriminde bulunmayan gerçek kişilerin ise e-ihracat yapması kanunen yasaktır. Bu duruma muhalefet edenlere kanuni yaptırımlar uygulanmaktadır.
E-ihracat yapmanın sayısız avantajı bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, satış hedeflediğiniz ülkede lojistik operasyonlarınızın olmasının gerekmemesidir. Örneğin; Amerika’da mağazanız, şirketiniz, personeliniz olmamasına rağmen satışlarınızın tamamını Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirebilirsiniz. E-ihracat sadece internet kullanılarak yapılır.
Ayrıca e-ihracatın diğer avantajları da aşağıdaki gibidir:
Her ticaret modelinde olduğu gibi e-ihracatın da bazı dezavantajları bulunmaktadır. Bu dezavantajlar aşağıdaki gibidir:
Klasik ihracat ve e-ihracat arasındaki en önemli fark; ticaret limitleridir. Klasik ihracatta, satış yapılan ülke ve satış yapan ülkenin kanunlarında herhangi bir kısıtlama yoksa (mesela, bazı ürünlerin bazı ülkelerden çıkartılması ya da bazı ülkelere sokulması yasaktır) ticaretin de limiti yoktur. Dilediğiniz kadar ürünü tek fatura ile gönderebilirsiniz. Fakat e-ihracatta daha evvel birkaç kez belirttiğimiz limitler bulunmaktadır.
Klasik ihracat yapan firmanın İhracatçılar Birliği kaydı yaptırması zorunludur. Ayrıca ihracat işlemlerinde çeşitli banka anlaşmalarının yapılması, konşimento süreçlerinin takip edilmesi de gerekmektedir. E-ihracatta ise tüm süreçleri ve prosedürleri kargo firması takip eder.
Klasik ihracatta ödeme genelde akreditif yöntemi ile yapılır. Akreditif; klasik ihracatın GET sistemi olarak nitelendirilebilir. E-ihracatta ise ödemeler genelde kredi kartı ile ve pazaryeri siteleri üzerinden gerçekleştirilir.
Döviz kurundaki dalgalanmalardan dolayı maliyetlerin sabitlenememesinden ötürü, iç pazara ürün satan herkes; e-ihracata yönelmeye çalışmaktadır. Yurtiçindeki bir satıcıya ürün satmak kadar basit olan e-ihracat modeli ile satış yapan firma sayısı her geçen gün artmaktadır.
E-ihracatı popüler kılan bir diğer unsur ise yurtdışındaki müşterilerin alım gücünün daha yüksek olmasıdır. Örneğin, ülkemizde 50 Lira’ya alıcı bulan bir ürün için Amerikalı bir müşteri çok rahat 50 USD ödeme yapabilmektedir. Bu da aynı üründen daha fazla para kazanma anlamına gelir.
E-ihracattan para kazanabilmek için, hedef ülkedeki rekabetin ve üretim yelpazesinin iyi analiz edilmesi gerekir. Örneğin; İtalya, Brezilya ve Amerika gibi ülkeler kahve üretimi, tüketimi ve satışı konusunda oldukça iyi seviyededir. Bu ülkelere e-ihracat metodu ile kahve ve kahve ekipmanı satışı yapmaya kalkmak hüsranla sonuçlanabilir. Bu sebeple hedeflemek istediğiniz ülkenin piyasası iyi analiz edilmelidir.
Sanılanın aksine e-ihracat için devlet tarafından sağlanan özel bir teşvik paketi bulunmamaktadır. T.C. Ekonomi Bakanlığı, KOSGEB ve İhracatçılar Birliği tarafından e-ticaret ve ihracat faaliyetleri kapsamında hizmet veren firmalara sağlanan standart desteklerden ve hibelerden; e-ihracat yapan firmalar da yararlanabilmektedir. Bunun dışında e-ihracat kapsamındaki tüm ticaretlerin K.D.V. muafiyeti bulunmaktadır.
T.C. Ekonomi Bakanlığı ve KOSGEB tarafından e-ticaret ve ihracat işi ile iştigal edenlere sunulan destek ve hibeler ise aşağıdaki gibidir:
Unutmamalısınız ki; yukarıda sıralanan destek ve hibelerden faydalanmak için vergi açılışı olan bir firmanızın olması şarttır. Ayrıca söz konusu desteklerden faydalanmak için bu harcamaları yaptığınızı da belgelendirmeniz gerekmektedir. Yani harcamanın tamamını gerçekleştirdikten sonra bir kısmını iade almak için başvurabilirsiniz, henüz gerçekleştirmediğiniz harcamalar için hibe başvurusu yapamazsınız. Ayrıca yurtdışından ithal ettiğiniz ürünleri ihraç ettiğinizde de hibe ve desteklerden faydalanamazsınız. Sattığınız ürünün %100 ülkemizde üretilmiş olması gerekmektedir.
Eğer yurtiçindeki pazara sattığınız ürünün yurtdışında da talep göreceğine inanıyorsanız, e-ihracat işine başlayabilirsiniz. Öncelikli olarak yapmanız gereken ise müşterilerde güven uyandıracak bir web sitesi sahibi olmaktır. Kullanıcılar ürünlerinizi sitenizin üzerinden satın almayacak olsa bile internet üzerinden markanızın araştırmasını yapacaklardır. Müşteride güven oluşturmayan bir web sitesinin ya da web sitesi olmayan bir firmanın, uluslararası arenada ürün satması neredeyse imkansızdır. Eğer web sitesi kurma hakkında bir fikriniz yoksa aşağıdaki yazımızı okuyarak gerekli olan tüm bilgileri öğrenebilirsiniz.
Hedeflediğiniz ülkenin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını analiz etmek de e-ihracatta başarılı olmak için elzemdir. Bazı ülkelerde Instagram, bazı ülkelerde ise Twitter kullanımı had safhadadır. Hedef ülkede en çok kullanılan sosyal medya mecrası üzerinde güçlü bir şekilde var olmanız gerekir.
E-ihracat yapabilmek için ürünlerinizi, uluslararası pazaryeri sitelerinde listelemeniz gerekmektedir. Potansiyel müşterileriniz, aşağıdaki başlıkta açıklayacağımız sebeplerden dolayı; ürünlerinizi pazaryeri sitelerinden almak isteyeceklerdir.
Bir üst başlığın son paragrafında bahsettiğimiz uluslararası pazaryeri siteleri, e-ihracat işinin olmazsa olmazıdır. Zira bu siteler; ürün satın alan müşterilere puanlama ve yorum yapma imkanı tanır. Dolayısı ile potansiyel müşterileriniz, daha evvel sizden ürün alan kişilerin alışveriş deneyimlerini görür ve ona göre karar verir.
Ayrıca birçok uluslararası pazaryeri sitesi GET (güvenli e-ticaret) uygulamaktadır ve yerel metotlarla da ödeme alma imkanına sahiptir. Mesela, ülkemizde Paypal kullanımı yasaktır fakat bazı pazaryeri siteleri, Paypal’ın serbest olduğu ülkelerden bu metotla ödeme kabul eder ve sizin ödemenizi farklı bir ödeme sistemi ile gerçekleştirir.
E-ihracat için kullanılan popüler pazaryeri siteleri aşağıdaki gibidir:
E-ihracat yapılabilecek ürünlerde ve sektörlerde herhangi bir kısıtlama yoktur. Her sektör ve her ürün e-ihracat için uygundur. Ancak bazı ülkelerin mevzuatları, bazı ürünler için belli kısıtlamalar getirmiştir. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri’ne batarya veya pil ile çalışan bir ürün satmak istediğinizde, CE belgesi dışında farklı sertifikalara da sahip olmanız gerekir.
Bunun dışında fikir ve sanat eserleri konusunda modern kanunlara sahip ülkelerde, takı ve giyim eşyası gibi ürünleri satarken ürün tescil belgesi gereklidir.
Bir ülkede hangi ürünü satıp satamayacağınızı öğrenmek için o ülkenin ticaret mevzuatını incelemeniz gerekir.
E-ihracat yapmak isteyen kişilerin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de yabancı dil bilmeme problemidir. Google Translate gibi servislerle yapılan yarım yamalak çevirilerle, uluslararası arenada rekabet etmeye çalışmak, en hafif tabirle ticarete çocuksu duygularla bakmaktır. Eğer en azından orta seviyenin üzerinde İngilizce konuşamıyorsanız, e-ihracat işinde başarılı olma şansınız oldukça zayıftır.
Hedef ülkenin kanunlarını incelemek, ithalat politikasını anlamak, müşterilerle internet üzerinden yazılı, hatta sözlü iletişime geçebilmek için intermediate seviyesinde yabancı dil konuşabiliyor olmak şarttır.
Mikro ihracat kapsamındaki yurtdışı satışlarınızda ihtiyacınız olan ETGB belgesini düzenlemeye yetkili olan ve tüm ihracat prosedürlerini sizin adınıza takip eden kargo firmaları aşağıdaki gibidir. Firma adına tıklayarak, ilgili firmaların mikro ihracat politikaları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Dünya üzerindeki 200 kadar ülkenin, ihracata tabi malları sınıflandırmak için kullandığı koda; GTİP kodu denir. İhracata tabi ürünler Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşması imzalayan ülkelerde 8 haneli, diğer ülkelerde ise 12 haneli kodlarla tanımlanır. Bu kodların ilk 6 hanesi, ürünleri sınıflandırmaya yarayan GTİP kodudur ve aynı ürün için her ülkede aynı kodlar kullanılır. Sonraki haneler ise ülkelerin sınıflandırmalarına göre değişiklik gösterir.
GTİP kodu arama için T.C. Ticaret Bakanlığı’na ait olan BU bağlantıyı kullanabilirsiniz.
T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan 2023 hedeflerine göre, ülkemizin ihracat hedefi 350 milyar USD civarındadır. Bu hedefin %20’lik kısmının ise e-ihracattan gelmesi öngörülmektedir.
Bu bağlamda hem ihracatı, hem de e-ihracatı destekleyen politikaların uygulanması ve e-ihracat yapan firmalara çeşitli ekonomik destekler ile hibelerin verilmesi kaçınılmazdır. Bugün olmasa bile yarın, e-ihracatla ilgili ciddi teşviklerin söz konusu olması beklenmektedir.
Herhangi bir alanda ticarete soyunmadan evvel teorik eğitim alınması elzemdir. Her ne kadar internet üzerinde birçok bilgi ve dokümana ulaşmak mümkün olsa da, çevrimiçi bilgi kirliliği nedeni ile edinilen bilginin doğruluğu şaibeli hale gelmektedir. Bu sebeple özellikle hedef ülkelerinizin ticaret mevzuatları ile alakalı bilgi sahibi olmanız, e-ihracatta başarılı olmak için şarttır. Herhangi bir eğitim kurumunda fiziksel olarak bulunup bir eğitim almasanız dahi, zaman zaman uzman kişilerden danışmanlık almanız gerekmektedir.
Yazımızı okumayı bitirdiğinize göre, e-ihracat ve mikro ihracat ile ilgili temel bilgilere sahip oldunuz demektir. İnternet teknolojileri ve çevrimiçi satış stratejileri ile alakalı her türlü bilgiye erişmek için bloğumuzu ziyaret etmeniz yeterlidir.
.TR öncelikli kayıtlar için son gün, 7 Ağustos 2024 olarak güncellenmiştir. Bunun akabinde süreçle ilgili…
WooCommerce, WordPress üzerine kurulu güçlü ve açık kaynaklı bir e-ticaret platformudur. Doğru WooCommerce eklentileriyle çevrimiçi…
Yedekleme, WordPress web sitenizi siber saldırılardan ve kritik hatalardan korumanın önemli bir parçasıdır. Bu yüzden…
Her WordPress web sitesi aşağıdaki giriş URL'lerine sahiptir: websiteniz.com/wp-admin websiteniz.com/wp-login Giriş yolları tüm web siteleri…
İnternette gezinirken büyük çoğunuz, "this site can’t provide a secure connection (bu site güvenli bağlantı…
ChatGPT'nin Kasım 2022'de piyasaya sürülmesinden bu yana teknoloji gündeminde en çok konuşulan şey yapay zeka…
View Comments
En doğrusu E’ile yapılan işlemler bence..İnternet üzerinden güvenli oluyor
Turkiyenin farkli ulkeriyle is yapmak satmak
Bencede güzel bilgilendirme hapmışlar
İyi bir haber işime yaradı
Bilgilendirmeniz Çok Güzel Daha Fazla Bilgilendirme Yazıları Yapın